Referandum sonucu değerlendirmesi şaşırttı
Bölüm bölüm harç ücretleri
Erdoğan Ağrı’da halka seslendi
Botokslu Seray Sever
Tanju'dan Arda'yı Kızdıracak Açıklama
20 Makine Desteği - HaberCiniM - Güncel ve Objektif Haberin Doğru Adresi

25 Temmuz 2010 Pazar Saat 12:09
DİYARBAKIR HABERLERİ
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
0 yorum
62 okunma
Bu haberi yazdır
Paylaş: Facebook.com Paylaş: Digg Paylaş: Del.icio.us Payla: Reddit Paylaş: Netscape Paylaş: Furl Paylaş: Yahoo Paylaş: Google
Diyarbakır'ın Hazro ilçesinde Kaymakamlığın kurduğu ve özel sektörün işlettiği tekstil atölyesi, bölge ekonomisine ciddi katkılar sunmaya başladı.

               70 kadınla faaliyete başlayan atölyenin Zara firmasına diktiği gömlekler beğenildi. Firma istihdama katkı amacıyla Hazro'ya 20 makine yardımında bulundu. Böylece ilçede istihdam edilen kadın sayısı 90'a çıkmış oldu.

               Diyarbakır'ın Hazro ilçesinde güzel bir girişimcilik örneği yaşanıyor. İki yıl önce Hazro'ya atanan Kaymakam Ertuğrul Egemen, istihdam sağlamak için "Ağırlıklı Kadın İstihdamı Tekstil Atölyesi Projesi"ni hayata geçirdi. Egemen'e, Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) da destek verdi. 400 bin TL maliyetli proje kapsamında, atıl durumda bulunan halı atölyesi yıkılarak yerine bölge tarihinin ilk yatırımı olan modern bir tesis inşa edildi. Ardından dikiş-nakış için gerekli malzemeler alınarak dikimevi kuruldu. Kadınlara el becerisi kazandırmayı ve kadınların üretici olmalarını amaçlayan proje, ilçenin tek istihdam kapısı oldu. Çoğunluğu kadınlardan oluşan 70 kişi özel eğitime tabi tutulduktan sonra atölyenin makineleri çalışmaya başladı.

               İlk sipariş Zara’dan alındı

               İşadamı Murat Yener'in işlettiği atölye ilk siparişini Zara firmasından aldı. Hazrolu kadınlar siparişleri kısa sürede tamamlayan firmaya teslim etti. Hazrolu kadınların üretimini beğenen firma daha fazla kadının istihdam edilmesi için makine yardımında bulundu. Yatırım fikrinin kaynağının ilçedeki potansiyel olduğunu anlatan Kaymakam Egemen, kendilerine mahalle aralarındaki bir dikiş-nakış kursunun ilham verdiğini söyledi. Atölye kurduktan sonra üretime başladıklarını anlatan Egemen, Zara'ya gömlek üretmeye devam ettiklerini söyledi. Egemen, "Ürettiğimiz gömlekler İspanya'ya ihraç ediliyor.
               İstihdam kapısı olduğu zamanlar insanların çalıştığını görüyoruz. Ayrıcı Karacadağ Kalkınma Ajansı'na verdiğim proje onaylanırsa bu istihdam edilecek kadın sayısı 200'e çıkacak." diye konuştu.

               6 bin adet gömlek ürettiler

               Atölye çalışanlarından Behiye Kahveci hayalini bile kuramadıkları bir işte çalışmanın mutluluğunu yaşadıklarını söyledi. Kahveci, "Şu an burada 70 kişi çalışıyoruz. Birkaç sonra yeni makinelerin kurulmasıyla sayımız 90 olacak. Burada gömlek dikiyoruz. Önce kâğıtlar üzerinde çizim yapıyorduk, şimdi de gömlek dikmeye başladık." şeklinde konuştu. Atölyede makineci olarak görev yapan Ethem Öz de kendi memleketinde insanlara iş öğretmenin kendisi için özlenen bir tablo olduğunu dile getirdi. Öz, "Burada gömlek üretiyoruz ve gömlekleri ihraç ediyoruz. İlk mamulümüz olan 6 bin adet gömleği gönderdik. 

               Sağolsun Kaymakam Bey'in projesi. İstihdamı artırmayı çıkartmayı düşünüyoruz." ifadelerini kullandı.

www.guneydoguolay.com

Türk Hükümeti'nin İsrail'e karşı yaptıkları ve söyledikleri sizi tatmin etti mi?
Evet
Hayır
Fikrim Yok
Diğer

Detaylı hava durumu için tıklayın

Yorumlar

SÜNNET ETMEK ALLAH'IN YARATIŞINI DEĞİŞTİRMEDİR ! KURAN'A ÖLÇÜSÜNE GÖRE ÇOCUKLARIN SÜNNET EDENLER ALLAH'IN YARATIŞINI DEĞİŞTİRMİŞ OLMAKTADIRLAR, BUNUN MANASI ŞEYTANA PAY OLMAKTIR
Bilindiği gibi, hadis öğretisine bağlı bütün mezheplerde çocukların sünnet edilmesi olayı vardır, Kuran öğretisine göre yasak olan bu ve benzeri işlemler, rivayetler dini mensupları tarafından özellikle sünnet ameliyesini fıtrattan saymak suretiyle farz kabul etmişlerdir. Hal bu ki, Kuran'ı esas alarak olaya baktığımızda bu tür işlemlerin İslam dininde kabul görmesi mümkün değildir. Şöyle ki: Konuyla ilgi olarak Ehli sünnet tarafından delil kabul edilen rivayet örneklerini yazdıktan sonra, Kuran'dan konuyla ilgili ayet meallerini de yazarak, okuyucunun karşılaştırma yaparak değerlendirmede bulunmasına olanak sağlamaya çalışacağım.
KONUYLA İLGİLİ OLARAK İLERİ SÜRÜLEN RİVAYET ÖRNEKLERİ:
92- Hz. Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: “Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: “İbrahim (aleyhisselâm) Kaddûm nâm-bazısı da şeddesiz olarak Kadûm demiştir- mevkide seksen yaşinda olduğu halde sünnet oldu." (K.S. 2150 C.7 S.531 Akçağ 1988 alıntıları, Buhari, İsti’zân 51, Enbiya 8; Müslim, Fedâil 151,(2370))

Yukarıda ki, metinde de her ne kadar, Kadûm nam mevkide İbrahim peygamber sünnet oldu falan diyorsa da, Metnin aslında, İbrahim peygamber seksen yaşinda keserle sünnet oldu şeklindedir. Kaddûm keser demektir, “bil Kaddûm“, keser ile manasınadır.

93- Useym İbnu Kesir İbni Küleyb an ebihi an ceddihi’nin anlattığına göre (ceddi Küleyb) Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm’a gelerek: “Müslüman oldum! der. Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm; “Üstünden küfür saçını at!"der ve tıraş olmasını söyler. Useym’in babası dedi ki: “Bana bir başka (sahabe)nin bildirdiğine göre Aleyhissalâtu vesselâm, beraberinde olan bir diğerine de; “Üzerindeki küfür tüyünü at ve sünnet ol!"buyurmuştu." (K.S. 3817 C.11 S.33 Akçağ 1991 alıntısı, Ebû Dâvud, Tahâret 131,(356) )

Bu uydurma rivayetleriyle de, Müslümanların sünnet olması gerektiğini rivayet ettiler. Rivayetlerine delil olarak ta peygambere isnat ettikleri hadiste. İbrahim peygamberin seksen yaşinda keserle sünnet olduğu rivayeti ile Müslüman olan bir kimsenin derhal sünnet olması gerektiği rivayetidir. İbrahim peygamber için söyledikleri alay etmekten başka bir şey değildir. Sünnet olayının yaygın bir şekilde uygulandığı toplumlarda dahi, bir kimseye baban seksen yaşinda balta veya keserle sünnet oldu deseler bunu hoş karşilamaz alay olarak kabul eder. Böyle bir iddiayı İbrahim peygambere yakıştırdılar. bununla da yetinmediler, kızlarında sünnet olması gerektiği yolunda iddia ve rivayetlerde bulundular. Ayrıca sünnetin kendilerince ne kadar iyi bir şey olduğu konusunda şu tür izahlarda bulundular:
94- Hz. Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: “Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: “Fıtrat beştir: Sünnet olmak, etek tıraşı olmak, bıyığı kesmek, tırnakları kesmek, koltuk altını yolmak." (K.S. 2147 C.7 S.523 Akçağ 1988 alıntısı, Buhâri, Libas 63, 64, İsti’zan 51; Müslim, Taharet 39,(257); Muvatta Sıfatu’n Nebiyy 3,(2,921); Tirmizi, Edeb 14,(2757), Ebû Dâvud, Tereccül 16, (4198); Nesai, Taharet 10,11,(1,14,15,))

Böylece sünnet olmayı fıtrattan saydılar.

Kızların sünneti için ise:

95- Ümmü Atiyye (radıyallahu anhâ) anlatıyor: “Bir kadın Medine de kızları sünnet ederdi. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) (kadını çağırarak) kendisine: "Derin kesme. Zira derin kesmemen kadın için daha çok haz vesilesidir, koca için daha makbuldür" diye talimat verdi." (Ebû Dâvud, Edeb 179, (5271)) Rezin rivayetinde Resûlullah şöyle buyurur: “Kızları sünnet ederken üstten kes, derin kesme, bu şekilde kesilmesi yüze daha çok parlaklık, kocaya daha çok haz verir." (K.S.2153 C.7 S.534 Akçağ 1988)

Ehli sünnetçe, Kelime-i Şehadet Ete olduğu gibi, Müslüman ile kâfiri birbirinden ayıran âlamet olarak kabul edilen sünnet ameliyesi, bazı Sünni önderlerce vacip ve hatta farz denecek kadar mühim bir emir kabûl edilmiştir. Şafiiler. “Bülüğ yaşına ermezden önce çocuğu sünnet etmek velisine vâciptir."derler. Bir kısım önderleri de, sünnet olmadıkça, mühtedinin Müslümanlığının noksan olacağına, sünnetsizin namazının câiz olmayacağına, kestiğinin yenilemeyeceğine, Kabe’yi tavaf edemeyeceğine hükmetmiştir. Hadiste bu hususta “İslama girince küfür tüyünü at, sonra sünnet ol" diye emreder iddiasındadırlar. Hülâsa bazı alim kabul ettikleri kimselere göre: “Hayatına mâl olacak dahi olsa."yaşlı kişinin bile sünnet olması gerektiği hükmünü verecek kadar bu meseleye ehemmiyet verilmiştir. Muhtar olan zamanda doğumun yedinci günüdür derler.

KIZLARIN SÜNNETİ: Kızlarında sünnetinden bahseden bir hadiste: “Hıtân, erkekler için sünnet, kadınlar için mekrüme (şeref verici)‘dır." denmektedir. Ebu Hanife, hadisin zahirine bakarak, sünnet erkekler için mendûb, Şafii ise her ikisi için de vacip hükmünü çıkarmıştır. Her hâl’u kârda sünnet mevzûunda kadınlarla ilgili olarak da farklı görüşler ileri sürülmüştür. Bir kısım kimseler, bu meyânda, Maşrık kadınları ile Mağrib kadınlarının fizyolojik bakımından farklı olduklarını kâbul ederek, Maşrık kadınlarındaki yaratılıştan gelen fazlalık sebebiyle sünnetle yükümlü olduklarına hükmetmişlerdir. Kızların sünnet edilmesi hakkında, Aliyyu’l Kâri şöyle der: “Kadının yüzünü taze kılar ve güzelliğini arttırır. Şehveti teskin eder, cimayı lezzetli ve câzip kılar, kocanın karısına karşı sevgisini arttırır."Ebû Dâvud’un da bu konuda söylediği rivayette: “Medine’de bir kadın(ki ismi ümmü Atiye’dir) kızları sünnet ediyordu, Peygamber ona. “Fazla derin kesme, böyle yapman hem kadın için ahzâ (en ziyâde haz ve lezzet vesilesi) hem de kocası için daha hoştur” der."ifadesinde bulunuyorlar.

Sünnet olayına o kadar ehemmiyet veriyorlar ki, onu Kelime’i Şehadet’le özleştirerek, Müslümanlı kafiri birbirinden ayırma ölçüsü âlameti olduğunu, hatta hayatına mal alacaksa dahi bir kimsenin sünnet olması gerektiği şeklinde ısrar etmeleri ve sünnetin çok iyi bir şey olduğu yolunda övgüler ileri sürmelerine asıl temel neden ise. İslam Dininde bu tür ameliyelerin şiddetle yasaklanmış olmasından dolayıdır. Zira bu tür ameliye, Allah’ın yarattığını değiştirme manasındadır. Allah’ın yarattığını değiştirenler ise Kuran’da şeytanın payı olarak nitelendirilmişlerdir. Bu konuda Kuran’dan mealen:
KONUYLA İLGİLİ OLARAK KURAN'DAN MEALEN :
- Allah, kendisine ortak koşulmasını bağışlamaz, bundan başka her şeyi dilediğine bağışlar. Allah’a ortak koşan da uzak bir sapıklığa düşmüştür. 4/116
- O (Allah’a ortak koşa)nlar, O’nu bırakıp birtakım dişilerden başkasına çağırmıyorlar ve onlar, inatçı şeytandan başkasına yalvarmıyorlar. 4/117
- (O şeytan)ki Allah ona lânet etti ve o da, “Elbette senin kullarından belirli bir pay alacağım."dedi." 4/118
- Onları mutlaka saptıracağım, mutlaka onları boş kuruntulara sokacağım ve onlara emredeceğim: hayvanların kulaklarını yaracaklar; onlara emredeceğim: Allah’ın yaratışını değiştirecekler!"Kim Allah’ın yerine şeytanı dost tutarsa, muhakkak ki açık bir ziyâna uğramıştır. 4/119
- (Şeytan) onlara söz verir, ümit verir, fakat şeytanın onlara va’di, aldatmadan başka bir şey değildir. 4/120
- İşte onların varacağı yer cehennemdir. Aslâ cehennemden kaçmak (imkânı) bulamazlar. 4/121

Görüldüğü gibi, bu konuda şeytanın kendisine, Allah’ın yarattıklarından pay alma tanımlaması; metodu, Allah’ın yarattığını değiştirme yolunda vereceği emirlerdir. Kim şeytanın bu emrini yerine getirirse şeytana pay olmuş olur. İsterse yaptığı değişiklik hayvanların kulaklarını yarma şeklinde olsun fark etmez. Allah, yaratılışı değiştirme olayı çerçevesinde hayvanların kulaklarının yarılmasına müsaade etmiyor. Nasıl olurda sünnet veya başka bir şekilde insanlar üzerinde değişiklik yapılmasına müsaade etmiş olsun. Yaratılışı değiştirme olayı, hiçbir ihtiyaç, hastalık gibi zaruretler olmadan, yaratılış üzerine yapılacak değişiklikleri kapsar. Zira, bir koyun kesilip yenile bilir bu yaratılışı değiştirme manasında değildir. Veya bir kimsenin çürümüş dişi çekile bilir; çürümüş böbreği alına bilir, bütün bunlar zaruret veya tedavi amaçlı ameliyelerdir. Saç sakal veya tırnağı kesmekte öyledir, yaratılışı değiştirme manasında değillerdir. Zira tırnağı kesmekle, parmağı kesmek arasında belli bir fark vardır, biri ihtiyaç içerikli ve geçici, diğeri sakatlayıcı ve kalıcıdır. Bu zamanda sağlıklı genler üzerinde meydana getirilen veya getirilmesine çalışılan değişiklikler yaratılışı değiştirme olayı kapsamına giren işlemlerdir. Ayrıca, nasıl ki bir kimse tipi değişsin diye hayvanların kulaklarını yararsa veya sağlıklı dişini çeker veya törpülerse, vücudunun her hangi bir yerinden sağlıklı bir organı daha güzel olur diye keser veya vücudunun her hangi bir yerinden bu bağlamda bir parça et veya deri keserse, kısırlaştırma veya hadım yaparsa, deriyi tahrip ederek dövme yaparsa, küpe için kulak delerek kulağın yapısını değiştirmek v.s. Gibi ameliyelerde bulunursa, bütün bu tür şeyler yaratılışa müdahale etmek suretiyle, Allah’ın yarattığını değiştirmedir. Bütün bunlar, Allah’a ortak koşmayla eş anlamlıdır. Bunları yapan şeytana pay olduğu gibi, asla cehennemden ebediyen kurtuluş imkanı bulamaz. Sünnet olmak yaratılışa müdahale etmenin onu değiştirmenin tipik bir örneğidir. Zira küçük, büyük, kadın, erkek, sağlıklı bir kimseden bu şekilde parça et koparmanın başka bir izahı yoktur.

Bu itibarla sünnet konusunda uydurmuş oldukları rivayetlerin aslı yoktur.
Fereç HÜDÜR
Fereç Hüdür

Detaylı arama yapmak için tıklayın

2010 © HaberCiniM - Güncel ve Objektif Haberin Doğru Adresi
Siirt Batman Mardin Diyarbakır Şanlıurfa Bitlis Hakkari Siirtliler batmanlılar mardinliler diyarbakırlılar Şanlıurfalılar Bitlisliler Hakkariler
Sitede yer alan yazı ve görsel içerikler kaynak gösterilmeden başka bir yerde yayınlanamaz.

YAZARLAR
SİYASET
GÜNCEL
SAĞLIK
EKONOMİ
EĞİTİM
DÜNYA
SPOR
YAŞAM
KÜLTÜR VE SANAT
BİLİM VE TEKNOLOJİ
SİİRT
DİYARBAKIR
BATMAN
MARDİN
ŞIRNAK
HAKKARİ
ŞANLIURFA
BİTLİS
ANASAYFA
SON DAKİKA
GÜNÜN HABERLERİ
GÜNÜN MANŞETLERİ
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
RÖPORTAJ
BİYOGRAFİ
ARŞİV ARAMA
FORUM
KÜNYE
YAYIN İLKELERİ
SİTENE EKLE
İLETİŞİM

Medya Merkezi
Link Bankası
Hava Durumu
Harita Servisi
Gazete Sayfaları
Kur'an-ı Kerim
Turkcell Süper Lig
Yol Durumu
e-Devlet


GrupTR
Demir Kulak
Kurtalan Gazetesi
Kurtalan Belediyesi
Siirt56
Siirt Manşet
Umut Gazetesi
Siirtte.Net
Realist Haber
BG Tek Eğitim
Şenyurt Belediyesi
Klas Haber Gazetesi
Güneydoğu Olay
Diyarbakır Olay
Siirt Kültür DER
Siirt WebTV
Tozlu Haber
Mardin Life
STATS
Site İstik
Web İstatistik