Referandum sonucu değerlendirmesi şaşırttı
Bölüm bölüm harç ücretleri
Erdoğan Ağrı’da halka seslendi
Botokslu Seray Sever
Tanju'dan Arda'yı Kızdıracak Açıklama
Türkiye'yi hiç kimse böyle övmedi - HaberCiniM - Güncel ve Objektif Haberin Doğru Adresi

27 Temmuz 2010 Salı Saat 14:42
SİYASET HABERLERİ
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
0 yorum
54 okunma
Bu haberi yazdır
Paylaş: Facebook.com Paylaş: Digg Paylaş: Del.icio.us Payla: Reddit Paylaş: Netscape Paylaş: Furl Paylaş: Yahoo Paylaş: Google
Ankara'da bulunan İngiltere Başbakanı David Cameron, Türkiye'ye çok önemli iki konuda tam destek sözü verdi. Türkiye'yi öven Cameron, Avrupa'daki Türkiye korkusuna vurgu yaparken, bir cümlesi çok dikkat çekiciydi.

Ankara'da resmi temaslarına başlayan İngiltere Başbakanı David Cameron, bugün Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği'nde (TOBB) yaptığı ve samimi mesajlar verdiği konuşmada, ateşli biçimde Türkiye'nin Avrupa Birliği'nin tam üyesi olmasını istedi. Cameron, "Ankara'dan Brüksel'e yolun açılmasını, Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne girmesini istiyoruz" dedi.

NATO'nun kıdemli üyesi Türkiye'nin Avrupa'nın güvenliği için çalışmış olduğunu belirten Muhafazakar Parti Lideri Cameron, "Türkiye'nin AB üyesi olmasına engel çıkarılmasnın kendilerini kızdırmakta" olduğunu da ifade etti.

Cameron, Türkiye'nin Afganistan'da da NATO ile birlikte çalıştığını AB üyelerine bir kez daha hatırlattı.

Cameron, konuşmasında Türkiye'nin AB üyeliğine kesin karşı olanları üç gruba ayırdı: "Türkiye'nin büyüyen ekonomi gücenden korkan muhafazakarlar; Batı-Doğu kutbundakiler ve İslam'a karşı hep önyargılı olanlar.''

 Cameron'un açıklamaları şöyleydi:

Terörizm bu ülkede de var. Türkiye dün bir kez daha bunun acısını yaşadı. Terörizmle mücadelede Türkiye'yi sonuna kadar destekliyoruz. Türkiye, doğu-Batı arasında eşsiz bir noktada. Türkiye Ortadoğu'da güvenilir bir ülke...

AB üyeliğinizi tamamen destekliyoruz. Ben bu desteği vermek için Ankara'ya geldim. Ben sonuna kadar bunu destekleyeceğim. Bürüksel'in yolunu açmak için çalışacağım. AB için en güçlü savunucularınızdan olacağım. Türkiye'yi bahçenin bekçisi yapıp bahçeye girmesini engellemek bizi çok kızdırıyor. Biz bu yanlışlığı gidermek için çalışacağız.

Türkiye'nin büyümesinden ve büyük Türkiye'den korkanlar var.

Türkiye Afganistan'da merkezi bir rol oynuyor. Aynı rolü Ortadoğu'da da oynayabilir.

İnsani yardımlar Gazze'ye ulaşmalıdır. Gazze bir açık hava hapishanesi olarak kalamaz.

Türkiye'nin Irak da dahil komşuları ile sıfır problem anlayışını savunuyor ve destekliyoruz.

İslamın değerleri ile Hristiyanlığın aynı değerleri paylaştığını görmek istemiyor bu insanlar.

Türkiye'de son yıllarda çok önemli reformlar yaşandı. Anadilde yayın serbest oldu. Hak ve özgürlükler konusunda önemli iyileştirmeler var. İdam kaldırıldı.

"İLERLEMENİZİN BU ŞEKİLDE HÜSRANA UĞRATILABİLİYOR OLMASI BENİ KIZDIRIYOR"

İngiltere Başbakanı David Cameron, Türkiye'nin AB üyeliğine güçlü bir şekilde destek vererek, "NATO müttefiki olarak Türkiye'nin Avrupa'yı savunmak için yaptıklarını ve bugün Avrupalı müttefiklerimizin yanında Afganistan'da yaptıklarını düşündüğümde, AB üyeliğine yönelik ilerlemenizin bu şekilde hüsrana uğratılabiliyor olması beni kızdırıyor" dedi.

Cameron, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğinde yaptığı konuşmada, Türkiye'nin AB üyeliği sürecine değindi ve İngiltere olarak kulübün dışında bırakılmanın ne demek olduğunu bildiklerini, ama aynı zamanda bu durumun değişebileceğini de bildiklerini kaydetti.

Türkiye'nin NATO müttefiki olarak çalışmalarından övgüyle bahseden Cameron,Türkiye'nin AB üyeliğine karşı çıkanları 3 grupta inceledi. İlk olarak "korumacılar" olarak nitelendirdiği grubun, Türkiye gibi bir ülkenin yükselişini, ortak refahı daha da arttırma fırsatı olarak değil de karşısında kendisini savunması gereken ekonomik bir tehdit olarak görenlerden oluştuğunu belirtti. Cameron, ikinci olarak "kutuplaşanlar" bulunduğunu, bu grubun dünya tarihine bir medeniyetler çatışması prizmasından baktığını ve Türkiye'nin, Doğu ile Batı arasında bir seçim yapmak zorunda olduğunu ve her ikisini de seçmek gibi bir tercihi bulunmadığını düşündüklerini bildirdi. Üçüncü olarak, "ön yargılılar" grubu bulunduğunu anlatan Cameron, bu kişilerin bilinçli olarak İslam'ı yanlış anladığını, gerçek İslam ile aşırılıkçıların çarpıtılmış yorumu arasında hiçbir fark görmediklerini, sorunun İslam'ın kendisi olduğunu düşündüklerini kaydetti.

Konuk başbakan, tüm bu savların tamamen yanlış olduğunu söyleyerek, İngiltere'nin yeni hükümeti olarak, bu savları çürütecek uluslararası çabaların ön cephesi olmak istediklerini bildirdi. Cameron, "Türkiye'nin olmadığı bir AB daha güçlü değil, daha zayıf olacaktır. Daha güvenli değil, daha az güvenli olacaktır. Daha zengin değil, daha fakir olacaktır" diye konuştu.

Konuşmasında Türkiye ile İsrail arasındaki dostluktan vazgeçilmemesi önerisinde de bulunan Cameron, Gazze'deki durumun da sürdürülebilir olmadığını kaydetti. Türkiye'nin İran konusunda oynayabileceği rol bulunduğunu söyleyen konuk başbakan, "İran'ın nükleer bomba elde etme konusundaki hedefinden dönme konusunda Türkiye yardımcı olabilir" dedi.

-"STRATEJİK ORTAKLIK BELGESİNİN İMZALANACAK OLMASI, İKİ ÜLKE ARASINDAKİ MODERN ORTAKLIĞIN BİR GÖSTERGESİ"

İngiltere Başbakanı David Cameron, Türkiye-Birleşik Krallık Stratejik Ortaklık Belgesinin imzalanacak olmasının, İngiltere ile Türkiye arasındaki modern ortaklığın ve bu konudaki çabaların bir göstergesi olduğunu söyledi.

Cameron, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğinde yaptığı konuşmada, İngiltere ve Türkiye arasındaki ilişkilerin çok önemli olduğunu belirterek, Ankara'ya iki ülke arasında yeni bir ortaklık kurmak için geldiğini kaydetti ve Türkiye'nin ekonomi, güvenlik, diplomasi ve politika açısından çok önemli bir ülke olduğunu ifade etti.

Türkiye'nin son derece önemli bir NATO müttefiki olduğunu da söyleyen Cameron, iki ülkenin terörizmle mücadeledeki kararlılığı paylaştığını belirtti. Türkiye'nin dün terörizme karşı ödediği başka bir bedeli gördüklerini söyleyen Cameron, "Biz sizin yanınızdayız ve elimizden geleni yapacağız" diye konuştu.

Türkiye'nin sadece müthiş bir müttefik olarak kalmadığını, aynı zamanda Doğu ile Batının birleştiği bir noktada eşsiz bir pozisyona sahip olduğunu kaydeden Cameron, "Bu sayede müşterek güvenliğimize karşı mevcut olan en büyük tehlikelerle mücadelemizde, rakipsiz bir etkiye sahipsiniz" ifadesini kullandı.

Gerek Afganistan gerekse Ortadoğu'da Türkiye'nin, Batının sahip olmadığı bir güvenirliğe sahip olduğunu söyleyen Cameron, bu güvenilirliği Türkiye'nin kullanabilmesini desteklemek için Ankara'ya geldiğini söyledi. Cameron, bu sayede dünya güvenliği ve barışının çok daha artırılabileceğini belirtti.

Ankara'da ayrıca Türkiye'nin AB üyeliğini desteklemek için bulunduğunu belirten Cameron, şöyle devam etti:

"Şu sözleri kimin söylediğini biliyor musunuz: 'Karşımızda Avrupalı olmayan bir ülke var. Tarihi, coğrafyası, ekonomisi, tarımı ve insanlarının karakteri açısından Avrupalı olmayan bir ülkeyle karşı karşıyayız. Tüm iddialarına ve inandıklarına rağmen tam üye olamayacak bir ülke.' Bu sözler, kulağa sanki Türkiye'yi tarif eden bir Avrupalı tarafından söylenmiş gibi gelebilir. Oysa bu sözler, AB katılımı öncesinde General de Gaulle tarafından Birleşik Krallık için söylenmişti. Kulübün dışında bırakılmanın ne demek olduğunu biliriz. Ama aynı zamanda bunların değişebileceğini de biliyoruz."

Cameron, AB sürecindeki görüşünün son derece açık olduğunu belirterek, "Türkiye'nin kampın bekçisi olabileceğini, ama çadırın içinde oturamayacağını" söylemenin yanlış olduğunu söyledi.

-"TÜRKİYE HEM DOĞU'YU HEM BATI'YI SEÇTİ"-

Türkiye'nin Doğu ile Batı arasında son derece iyi bir birleştirici olabileceğini ifade eden Cameron, Türkiye'nin Doğu ile Batı arasında bir seçim yapmak yerine ikisini de seçtiğini söyledi. Cameron, Türkiye'nin bölgedeki ülkelerin daha fazla güvenliğe sahip olması için son derece önemli bir rol üstlendiğini bildirdi.

Cameron, Afganistan konusunda Türkiye'nin, hayati öneme sahip bir merkez olduğunu, güvenlik ve istikrarın artırılması için eşsiz bir etkiye sahip bulunduğunu kaydetti. Uluslararası güçlerin bölgeden ayrılması için Afganların kendi güvenliğine hakim olması gerektiğini söyleyen Cameron, bunun da Afgan Ulusal Güvenlik Güçlerinin geliştirilmesinin ne kadar önemli olduğunu gösterdiğini belirtti. Cameron, Türkiye'nin asker ve polis eğitimi konusundaki planlarını memnuniyetle karşıladıklarını ifade etti.

Türkiye'nin Afganistan'daki merkezi rolünü Ortadoğu'da da oynayabileceğini söyleyen Cameron, Türkiye'nin İsrail ve Arap dünyasıyla ilişkilerinin paha biçilmez değere sahip olduğunu söyledi.

Gazze konusunun Türkiye'nin İsrail ile olan ilişkilerine bazı zorluklar getirdiğine işaret eden Cameron, "Türkiye İsrail'in dostu. Ben Türkiye ile İsrail'in bu dostluktan vazgeçmemesini istiyorum" dedi.

İsrail'in Gazze yardım konvoyuna saldırısının kabul edilemez olduğunu belirten Cameron, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'ya İsrail'deki soruşturmanın son derece hızlı ve şeffaf yapılması gerektiğini söylediğini kaydetti.

Gazze'deki durumun değişmesi gerektiğini belirten Cameron, Gazze açık hava hapishanesi olarak kalamayacağını ifade etti.

Türkiye'nin bölgesel rolünün İran açısından da önemli olduğunu belirten Cameron, "Eğer nükleer programı barışçıl ise İran neden Uluslararası Atom Enerjisi Kurumunun programı incelemesine izin vermiyor. Neden askeri bileşenler satın almaya devam ediyor, neden hala İsrail'i yok etmekle tehdit ediyor. İran, Türkiye ve Brezilya ile bir süre önce yapmış olduğu anlaşmada teklif edilen uygulamayı yerine getirse bile hala düşük oranda zenginleştirilmiş uranyum stoklarının yaklaşık yüzde ellisini elinde bulunduruyor olacak. Dolayısıyla bu noktada uluslararası toplulukla birlikte hareket etme konusunda ne denli ciddi olduğumuzu İran'a gösterebilmek için Türkiye'nin yardımına ihtiyacımız var" diye konuştu.

Cameron, İstanbul'da yapılan üçlü toplantının İran'ın doğru yönde ilerletmesi yönünde yardımcı olmasını beklediklerini kaydetti.

Türkiye'nin Doğu ve Batı kombinasyonunu desteklediklerini ifade eden Cameron, İslam'ın değerlerinin Avrupa'nın değerleriyle uyumsuz olmadığını savunduğunu kaydetti.

Türkiye'nin laik ve demokratik bir devlet olduğunu belirten Cameron, AB'nin de laik ve tüm dinlere açık olduğunu belirtti ve bu bağlamda Türkiye'nin Avrupa'da memnuniyetle karşılanacağını hissetmesi gerektiğini söyledi.

Türkiye'nin son dönemde önemli reformlar yaptığını belirten Cameron şöyle dedi:

"Sizden farklı bir ülke olmanızı, değerlerinizden, geleneklerinizden ya da kültürünüzü bir kenara bırakmanızı istemiyorum. Biz sizin Türkiye olmanızı istiyoruz, tüm vatandaşlarımız için çok daha büyük bir güvenlik ve çok daha büyük bir refah inşa edilmesinde tanımladığım eşsiz rolü, ancak Türkiye olarak üstlenebilirsiniz."

Türkiye'den Rekabet Faslının açılması için gerekli önlemleri almasını rica eden Cameron, toplumları açık olan ülkelerin bundan güç kazandığını, Avrupa'nın da Türkiye'nin insan hakları ve demokrasi konusundaki ilerlemelerinden güç kazanacağını kaydetti.

Kıbrıs konusunda da çözüm istediklerini belirten Cameron, AB sürecinde ortak hedefin, Türkiye'nin üyeliği konusunda şüphe duyanların ikna edilmesi olduğunu belirtti.

Türkiye ile ticareti artıran tüm ülkelerin kazandığını kaydeden Cameron, Türkiye'nin Doğu ile Batı arasında seçim yapmadığı için güvenlik konusunda da çok daha etkili olabileceğini belirtti.

"Türkiye-Birleşik Krallık Stratejik Ortaklık Belgesi"ne de değinen Cameron, bu belgenin imzalanmasının iki ülke arasındaki modern ortaklığın ve bu konudaki çabaların bir göstergesi olduğunu belirtti.

Cameron, "Hangi ülkedeki büyümenin Avrupa'ya ekonomik büyüme sağlayacağı, hangi ülkenin Ortadoğu konusundaki etkisinin terörizmle mücadele konusunda yardım edebildiği ve hangi ülkenin AB'ye katılımının AB'yi çok daha güçlü yapacağı sorularını yanıtının, Türkçe olarak, "Tabii ki Türkiye" olduğunu söyledi.

Türk Hükümeti'nin İsrail'e karşı yaptıkları ve söyledikleri sizi tatmin etti mi?
Evet
Hayır
Fikrim Yok
Diğer

Detaylı hava durumu için tıklayın

Yorumlar

SÜNNET ETMEK ALLAH'IN YARATIŞINI DEĞİŞTİRMEDİR ! KURAN'A ÖLÇÜSÜNE GÖRE ÇOCUKLARIN SÜNNET EDENLER ALLAH'IN YARATIŞINI DEĞİŞTİRMİŞ OLMAKTADIRLAR, BUNUN MANASI ŞEYTANA PAY OLMAKTIR
Bilindiği gibi, hadis öğretisine bağlı bütün mezheplerde çocukların sünnet edilmesi olayı vardır, Kuran öğretisine göre yasak olan bu ve benzeri işlemler, rivayetler dini mensupları tarafından özellikle sünnet ameliyesini fıtrattan saymak suretiyle farz kabul etmişlerdir. Hal bu ki, Kuran'ı esas alarak olaya baktığımızda bu tür işlemlerin İslam dininde kabul görmesi mümkün değildir. Şöyle ki: Konuyla ilgi olarak Ehli sünnet tarafından delil kabul edilen rivayet örneklerini yazdıktan sonra, Kuran'dan konuyla ilgili ayet meallerini de yazarak, okuyucunun karşılaştırma yaparak değerlendirmede bulunmasına olanak sağlamaya çalışacağım.
KONUYLA İLGİLİ OLARAK İLERİ SÜRÜLEN RİVAYET ÖRNEKLERİ:
92- Hz. Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: “Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: “İbrahim (aleyhisselâm) Kaddûm nâm-bazısı da şeddesiz olarak Kadûm demiştir- mevkide seksen yaşinda olduğu halde sünnet oldu." (K.S. 2150 C.7 S.531 Akçağ 1988 alıntıları, Buhari, İsti’zân 51, Enbiya 8; Müslim, Fedâil 151,(2370))

Yukarıda ki, metinde de her ne kadar, Kadûm nam mevkide İbrahim peygamber sünnet oldu falan diyorsa da, Metnin aslında, İbrahim peygamber seksen yaşinda keserle sünnet oldu şeklindedir. Kaddûm keser demektir, “bil Kaddûm“, keser ile manasınadır.

93- Useym İbnu Kesir İbni Küleyb an ebihi an ceddihi’nin anlattığına göre (ceddi Küleyb) Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm’a gelerek: “Müslüman oldum! der. Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm; “Üstünden küfür saçını at!"der ve tıraş olmasını söyler. Useym’in babası dedi ki: “Bana bir başka (sahabe)nin bildirdiğine göre Aleyhissalâtu vesselâm, beraberinde olan bir diğerine de; “Üzerindeki küfür tüyünü at ve sünnet ol!"buyurmuştu." (K.S. 3817 C.11 S.33 Akçağ 1991 alıntısı, Ebû Dâvud, Tahâret 131,(356) )

Bu uydurma rivayetleriyle de, Müslümanların sünnet olması gerektiğini rivayet ettiler. Rivayetlerine delil olarak ta peygambere isnat ettikleri hadiste. İbrahim peygamberin seksen yaşinda keserle sünnet olduğu rivayeti ile Müslüman olan bir kimsenin derhal sünnet olması gerektiği rivayetidir. İbrahim peygamber için söyledikleri alay etmekten başka bir şey değildir. Sünnet olayının yaygın bir şekilde uygulandığı toplumlarda dahi, bir kimseye baban seksen yaşinda balta veya keserle sünnet oldu deseler bunu hoş karşilamaz alay olarak kabul eder. Böyle bir iddiayı İbrahim peygambere yakıştırdılar. bununla da yetinmediler, kızlarında sünnet olması gerektiği yolunda iddia ve rivayetlerde bulundular. Ayrıca sünnetin kendilerince ne kadar iyi bir şey olduğu konusunda şu tür izahlarda bulundular:
94- Hz. Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: “Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: “Fıtrat beştir: Sünnet olmak, etek tıraşı olmak, bıyığı kesmek, tırnakları kesmek, koltuk altını yolmak." (K.S. 2147 C.7 S.523 Akçağ 1988 alıntısı, Buhâri, Libas 63, 64, İsti’zan 51; Müslim, Taharet 39,(257); Muvatta Sıfatu’n Nebiyy 3,(2,921); Tirmizi, Edeb 14,(2757), Ebû Dâvud, Tereccül 16, (4198); Nesai, Taharet 10,11,(1,14,15,))

Böylece sünnet olmayı fıtrattan saydılar.

Kızların sünneti için ise:

95- Ümmü Atiyye (radıyallahu anhâ) anlatıyor: “Bir kadın Medine de kızları sünnet ederdi. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) (kadını çağırarak) kendisine: "Derin kesme. Zira derin kesmemen kadın için daha çok haz vesilesidir, koca için daha makbuldür" diye talimat verdi." (Ebû Dâvud, Edeb 179, (5271)) Rezin rivayetinde Resûlullah şöyle buyurur: “Kızları sünnet ederken üstten kes, derin kesme, bu şekilde kesilmesi yüze daha çok parlaklık, kocaya daha çok haz verir." (K.S.2153 C.7 S.534 Akçağ 1988)

Ehli sünnetçe, Kelime-i Şehadet Ete olduğu gibi, Müslüman ile kâfiri birbirinden ayıran âlamet olarak kabul edilen sünnet ameliyesi, bazı Sünni önderlerce vacip ve hatta farz denecek kadar mühim bir emir kabûl edilmiştir. Şafiiler. “Bülüğ yaşına ermezden önce çocuğu sünnet etmek velisine vâciptir."derler. Bir kısım önderleri de, sünnet olmadıkça, mühtedinin Müslümanlığının noksan olacağına, sünnetsizin namazının câiz olmayacağına, kestiğinin yenilemeyeceğine, Kabe’yi tavaf edemeyeceğine hükmetmiştir. Hadiste bu hususta “İslama girince küfür tüyünü at, sonra sünnet ol" diye emreder iddiasındadırlar. Hülâsa bazı alim kabul ettikleri kimselere göre: “Hayatına mâl olacak dahi olsa."yaşlı kişinin bile sünnet olması gerektiği hükmünü verecek kadar bu meseleye ehemmiyet verilmiştir. Muhtar olan zamanda doğumun yedinci günüdür derler.

KIZLARIN SÜNNETİ: Kızlarında sünnetinden bahseden bir hadiste: “Hıtân, erkekler için sünnet, kadınlar için mekrüme (şeref verici)‘dır." denmektedir. Ebu Hanife, hadisin zahirine bakarak, sünnet erkekler için mendûb, Şafii ise her ikisi için de vacip hükmünü çıkarmıştır. Her hâl’u kârda sünnet mevzûunda kadınlarla ilgili olarak da farklı görüşler ileri sürülmüştür. Bir kısım kimseler, bu meyânda, Maşrık kadınları ile Mağrib kadınlarının fizyolojik bakımından farklı olduklarını kâbul ederek, Maşrık kadınlarındaki yaratılıştan gelen fazlalık sebebiyle sünnetle yükümlü olduklarına hükmetmişlerdir. Kızların sünnet edilmesi hakkında, Aliyyu’l Kâri şöyle der: “Kadının yüzünü taze kılar ve güzelliğini arttırır. Şehveti teskin eder, cimayı lezzetli ve câzip kılar, kocanın karısına karşı sevgisini arttırır."Ebû Dâvud’un da bu konuda söylediği rivayette: “Medine’de bir kadın(ki ismi ümmü Atiye’dir) kızları sünnet ediyordu, Peygamber ona. “Fazla derin kesme, böyle yapman hem kadın için ahzâ (en ziyâde haz ve lezzet vesilesi) hem de kocası için daha hoştur” der."ifadesinde bulunuyorlar.

Sünnet olayına o kadar ehemmiyet veriyorlar ki, onu Kelime’i Şehadet’le özleştirerek, Müslümanlı kafiri birbirinden ayırma ölçüsü âlameti olduğunu, hatta hayatına mal alacaksa dahi bir kimsenin sünnet olması gerektiği şeklinde ısrar etmeleri ve sünnetin çok iyi bir şey olduğu yolunda övgüler ileri sürmelerine asıl temel neden ise. İslam Dininde bu tür ameliyelerin şiddetle yasaklanmış olmasından dolayıdır. Zira bu tür ameliye, Allah’ın yarattığını değiştirme manasındadır. Allah’ın yarattığını değiştirenler ise Kuran’da şeytanın payı olarak nitelendirilmişlerdir. Bu konuda Kuran’dan mealen:
KONUYLA İLGİLİ OLARAK KURAN'DAN MEALEN :
- Allah, kendisine ortak koşulmasını bağışlamaz, bundan başka her şeyi dilediğine bağışlar. Allah’a ortak koşan da uzak bir sapıklığa düşmüştür. 4/116
- O (Allah’a ortak koşa)nlar, O’nu bırakıp birtakım dişilerden başkasına çağırmıyorlar ve onlar, inatçı şeytandan başkasına yalvarmıyorlar. 4/117
- (O şeytan)ki Allah ona lânet etti ve o da, “Elbette senin kullarından belirli bir pay alacağım."dedi." 4/118
- Onları mutlaka saptıracağım, mutlaka onları boş kuruntulara sokacağım ve onlara emredeceğim: hayvanların kulaklarını yaracaklar; onlara emredeceğim: Allah’ın yaratışını değiştirecekler!"Kim Allah’ın yerine şeytanı dost tutarsa, muhakkak ki açık bir ziyâna uğramıştır. 4/119
- (Şeytan) onlara söz verir, ümit verir, fakat şeytanın onlara va’di, aldatmadan başka bir şey değildir. 4/120
- İşte onların varacağı yer cehennemdir. Aslâ cehennemden kaçmak (imkânı) bulamazlar. 4/121

Görüldüğü gibi, bu konuda şeytanın kendisine, Allah’ın yarattıklarından pay alma tanımlaması; metodu, Allah’ın yarattığını değiştirme yolunda vereceği emirlerdir. Kim şeytanın bu emrini yerine getirirse şeytana pay olmuş olur. İsterse yaptığı değişiklik hayvanların kulaklarını yarma şeklinde olsun fark etmez. Allah, yaratılışı değiştirme olayı çerçevesinde hayvanların kulaklarının yarılmasına müsaade etmiyor. Nasıl olurda sünnet veya başka bir şekilde insanlar üzerinde değişiklik yapılmasına müsaade etmiş olsun. Yaratılışı değiştirme olayı, hiçbir ihtiyaç, hastalık gibi zaruretler olmadan, yaratılış üzerine yapılacak değişiklikleri kapsar. Zira, bir koyun kesilip yenile bilir bu yaratılışı değiştirme manasında değildir. Veya bir kimsenin çürümüş dişi çekile bilir; çürümüş böbreği alına bilir, bütün bunlar zaruret veya tedavi amaçlı ameliyelerdir. Saç sakal veya tırnağı kesmekte öyledir, yaratılışı değiştirme manasında değillerdir. Zira tırnağı kesmekle, parmağı kesmek arasında belli bir fark vardır, biri ihtiyaç içerikli ve geçici, diğeri sakatlayıcı ve kalıcıdır. Bu zamanda sağlıklı genler üzerinde meydana getirilen veya getirilmesine çalışılan değişiklikler yaratılışı değiştirme olayı kapsamına giren işlemlerdir. Ayrıca, nasıl ki bir kimse tipi değişsin diye hayvanların kulaklarını yararsa veya sağlıklı dişini çeker veya törpülerse, vücudunun her hangi bir yerinden sağlıklı bir organı daha güzel olur diye keser veya vücudunun her hangi bir yerinden bu bağlamda bir parça et veya deri keserse, kısırlaştırma veya hadım yaparsa, deriyi tahrip ederek dövme yaparsa, küpe için kulak delerek kulağın yapısını değiştirmek v.s. Gibi ameliyelerde bulunursa, bütün bu tür şeyler yaratılışa müdahale etmek suretiyle, Allah’ın yarattığını değiştirmedir. Bütün bunlar, Allah’a ortak koşmayla eş anlamlıdır. Bunları yapan şeytana pay olduğu gibi, asla cehennemden ebediyen kurtuluş imkanı bulamaz. Sünnet olmak yaratılışa müdahale etmenin onu değiştirmenin tipik bir örneğidir. Zira küçük, büyük, kadın, erkek, sağlıklı bir kimseden bu şekilde parça et koparmanın başka bir izahı yoktur.

Bu itibarla sünnet konusunda uydurmuş oldukları rivayetlerin aslı yoktur.
Fereç HÜDÜR
Fereç Hüdür

Detaylı arama yapmak için tıklayın

2010 © HaberCiniM - Güncel ve Objektif Haberin Doğru Adresi
Siirt Batman Mardin Diyarbakır Şanlıurfa Bitlis Hakkari Siirtliler batmanlılar mardinliler diyarbakırlılar Şanlıurfalılar Bitlisliler Hakkariler
Sitede yer alan yazı ve görsel içerikler kaynak gösterilmeden başka bir yerde yayınlanamaz.

YAZARLAR
SİYASET
GÜNCEL
SAĞLIK
EKONOMİ
EĞİTİM
DÜNYA
SPOR
YAŞAM
KÜLTÜR VE SANAT
BİLİM VE TEKNOLOJİ
SİİRT
DİYARBAKIR
BATMAN
MARDİN
ŞIRNAK
HAKKARİ
ŞANLIURFA
BİTLİS
ANASAYFA
SON DAKİKA
GÜNÜN HABERLERİ
GÜNÜN MANŞETLERİ
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
RÖPORTAJ
BİYOGRAFİ
ARŞİV ARAMA
FORUM
KÜNYE
YAYIN İLKELERİ
SİTENE EKLE
İLETİŞİM

Medya Merkezi
Link Bankası
Hava Durumu
Harita Servisi
Gazete Sayfaları
Kur'an-ı Kerim
Turkcell Süper Lig
Yol Durumu
e-Devlet


GrupTR
Demir Kulak
Kurtalan Gazetesi
Kurtalan Belediyesi
Siirt56
Siirt Manşet
Umut Gazetesi
Siirtte.Net
Realist Haber
BG Tek Eğitim
Şenyurt Belediyesi
Klas Haber Gazetesi
Güneydoğu Olay
Diyarbakır Olay
Siirt Kültür DER
Siirt WebTV
Tozlu Haber
Mardin Life
STATS
Site İstik
Web İstatistik