Referandum sonucu değerlendirmesi şaşırttı
Bölüm bölüm harç ücretleri
Erdoğan Ağrı’da halka seslendi
Botokslu Seray Sever
Tanju'dan Arda'yı Kızdıracak Açıklama
Türkiye'nin sanayi devleri belli oldu - HaberCiniM - Güncel ve Objektif Haberin Doğru Adresi

27 Temmuz 2010 Salı Saat 14:44
EKONOMİ HABERLERİ
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
0 yorum
55 okunma
Bu haberi yazdır
Paylaş: Facebook.com Paylaş: Digg Paylaş: Del.icio.us Payla: Reddit Paylaş: Netscape Paylaş: Furl Paylaş: Yahoo Paylaş: Google
İstanbul Sanayi Odası'nın hazırladığı ''Türkiye'nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu Araştırması''na göre 2009 yılında satış vergileri hariç net üretimden satışlara göre TÜPRAŞ, 2005'ten bu yana olduğu gibi yine ilk sırada yer aldı.

 

İstanbul Sanayi Odası (İSO)'nın hazırladığı 'Türkiye'nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu Araştırması'na göre 2009 yılında satış vergileri hariç net üretimden satışlara göre, Türkiye Petrol Rafineleri AŞ (TÜPRAŞ), 2005 yılından bu yana olduğu gibi yine ilk sırada yer aldı.

Türkiye'nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu Araştırması sonuçları, İSO'da düzenlenen basın toplantısıyla açıklandı. Üretimden satışlara göre, 15 milyar 495 milyon 595 bin 133 lira ile Türkiye'nin en büyük sanayi kuruluşu olan TÜPRAŞ'ı, 6 milyar 527 milyon 417 bin 392 lira ile Elektrik Üretim AŞ (EÜAŞ), 5 milyar 473 milyon 800 bin 40 lira ile de OYAK Renault izledi.

En fazla kar eden ilk üç kuruluş sıralamasında Elektrik Üretim AŞ 1 milyar 423 milyon 426 bin 131 TL birinci, TÜPRAŞ 776 milyon 931 bin 357 TL ile ikinci, Philip Moris 673 milyon 939 bin 460 TL üçüncü oldu.

En fazla ihracat yapan ilk üç kuruluş sıralamasında OYAK Renault 3 milyar 12 milyon 429 bin dolar ile birinci, FORD Otomotiv 2 milyar 38 milyon 704 bin dolar ile ikinci, TOFAŞ 2 milyar 4 milyon 257 bin dolar ile üçüncü oldu.

İSO 500 KURULUŞLARININ İHRACATI 2008 YILINDA YÜZDE 24,2 ORANINDA ARTARKEN, 2009 YILINDA YÜZDE 31,7 ORANINDA AZALDI

İstanbul Sanayi Odası'nın (İSO) gerçekleştirdiği ''Türkiye'nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu Araştırması''na göre, 2009 yılında en fazla kar eden sanayi kuruluşu 1 milyar 423 milyon 726 bin 131 lira ile Elektrik Üretim A.Ş. (EÜAŞ) oldu.

İSO'nun 42 yıldır aralıksız olarak hazırladığı ve İSO Yönetim Kurulu Başkanı Tanıl Küçük tarafından açıklanan ''Türkiye'nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu'' araştırmasının 2009 yılı sonuçlarına göre, satış vergileri hariç net üretimden satışlar alanında 15 milyar 495 milyon 595 bin 133 lira ile TÜPRAŞ birinci sırayı alırken, bunu 6 milyar 527 milyon 417 bin 392 ile EÜAŞ, 5 milyar 473 milyon 800 bin 40 lira ile Oyak-Renault izledi.

TÜPRAŞ, sıralamada 2009 yılında ilk sırada yer alırken, toplam üretimden satışlar içerisindeki payı yüzde 11,4'ten 7,4'e geriledi. Araştırmada, 2009 yılındaki özellikle dünya emtia ve ham petrol fiyatlarındaki gerilemenin etkisinin bu sonuçta etkili olduğu belirtildi.

İSO 500 içerisinde ilk 10 kuruluş arasında tek kamu kuruluşu EÜAŞ oldu. 2008 yılında 7. sırada bulunan Arçelik 2009 yılında 4. sıraya yükselirken, beşinci sırada ise TOFAŞ yer aldı.

2008 yılında 3. sırada yer alan Ford 2009 yılında 6. sıraya gerilerken, 7. sırada Ereğli Demir ve Çelik, 8. sırada Aygaz, 9. sırada Vestel Elektronik ve 10. sırada Habaş, 11. sırada İÇDAŞ, 12. sırada İskenderun Demir ve Çelik, 13. sırada Toyota, 14. sırada Petkim ve 15. sırada Türkiye Şeker Fabrikası A.Ş'nin bulunduğu belirtildi.

Bu sonuçlara göre, 2009 yılında ilk 15 sanayi kuruluşu içinde 2 kamu, ve 13 özel kuruluş yer aldı.

-EN FAZLA KAR EDEN KURULUŞLAR-

Araştırmaya göre, 2008 yılında 652,4 milyon lira zarar ederek kar ve zarar toplamında 500. sırada yer alan Elektrik Üretim A.Ş. (EÜAŞ), 2009 sıralamasında 1 milyar 423 milyon 726 bin 131 lira ile en fazla kar eden sanayi kuruluşu oldu.

En fazla kar eden ilk üç kuruluştan ikincisi 776 milyon 931 bin 357 lira dönem karı ile TÜPRAŞ olurken, ücüncü sırayı da 673 milyon 939 bin 460 lira ile Philsa Philip Morris aldı.

En fazla ihracat yapan ilk 3 kuruluş ise 3 milyar 12 milyon 429 bin dolar ile Oyak Renault, 2 milyar 38 milyon 704 bin dolar ile Ford Otomotiv, 2 milyar 4 milyon 257 bin dolar ile Tofaş olarak sıralandı.

-İLK 50 KURULUŞUN PAYLARI-

İlk 500'de ilk 50 sanayi kuruluşunun üretimden satışlar içerisindeki payı 2008 yılında yüzde 52,6 olurken 2009 yılında bu oran yüzde 48,5'e geriledi.

Brüt katma değerde 2009 yılında ilk 50 kuruluşun payı yüzde 54,9 olarak belirlenirken, 2008 yılında yüzde 58,8 olan ilk 50 kuruluşun 500 içerisindeki kar ve zarar toplamının payı ise yüzde 41,2 oldu.

2008 yılında 56,5 seviyelerinde olan ilk 50 kuruluşun topram ihracat içindeki payı 2009 yılında 6,4 puanlık bir azalma ile yüzde 50,1'de kaldı.

İstihdamda ise 2009 yılında ilk 50 kuruluşun payı 2008'e göre artarak yüzde 32,3 seviyesinde gerçekleşti.

2009'da istihdamda 2008'e göre düşüş olmasına karşılık ilk 50 kuruluştaki istihdam azalışı diğer 450 kuruluşa göre daha küçük kaldı.

2009 yılında ilk 500'deki ilk 50 kuruluş, Türkiye GSYİH'nın yüzde 5,3'ünü yaratırken, Türkiye ihracatının yüzde 22,7'sini gerçekleştirdi.

-İSO 500 ŞİRKETLERİNİN İHRACATI YÜZDE 31,7 AZALDI-

İSO 500 kuruluşlarının ihracatı 2009 yılında 2008'e göre yüzde 31,7 oranında azaldı. 2009 yılında İSO 500'de alt sektörler itibariyle ihracat değişim oranları incelendiğinde bir tek gıda, içki ve tütün sanayinde yüzde 1,1 oranında artış olduğu, diğer tüm alt sektörlerde değişen oranlarda azalışlar gerçekleştiği görüldüğü kaydedildi.

2009 yılı ilk İSO 500 toplam ihracatı içinde en yüksek paya sahip olan alt sektör yüzde 27,5 ile taşıt araçları sanayi olurken, bu sektörün 2009 yılındaki ihracat düşüş oranı yüzde 29,2 seviyesinde gerçekleşti.

İSO 500 kapsamında yer alan yabancı sermaye paylı kuruluş sayısının 2007 yılında 143, 2008'de 148'den 2009'da 153'e yükseldiği dile getirilen rapora göre, yabancı sermayeli kuruluşların İSO 500'de üretimden satışlar içindeki payı ise yüzde 33,4 oldu.

Türk Hükümeti'nin İsrail'e karşı yaptıkları ve söyledikleri sizi tatmin etti mi?
Evet
Hayır
Fikrim Yok
Diğer

Detaylı hava durumu için tıklayın

Yorumlar

SÜNNET ETMEK ALLAH'IN YARATIŞINI DEĞİŞTİRMEDİR ! KURAN'A ÖLÇÜSÜNE GÖRE ÇOCUKLARIN SÜNNET EDENLER ALLAH'IN YARATIŞINI DEĞİŞTİRMİŞ OLMAKTADIRLAR, BUNUN MANASI ŞEYTANA PAY OLMAKTIR
Bilindiği gibi, hadis öğretisine bağlı bütün mezheplerde çocukların sünnet edilmesi olayı vardır, Kuran öğretisine göre yasak olan bu ve benzeri işlemler, rivayetler dini mensupları tarafından özellikle sünnet ameliyesini fıtrattan saymak suretiyle farz kabul etmişlerdir. Hal bu ki, Kuran'ı esas alarak olaya baktığımızda bu tür işlemlerin İslam dininde kabul görmesi mümkün değildir. Şöyle ki: Konuyla ilgi olarak Ehli sünnet tarafından delil kabul edilen rivayet örneklerini yazdıktan sonra, Kuran'dan konuyla ilgili ayet meallerini de yazarak, okuyucunun karşılaştırma yaparak değerlendirmede bulunmasına olanak sağlamaya çalışacağım.
KONUYLA İLGİLİ OLARAK İLERİ SÜRÜLEN RİVAYET ÖRNEKLERİ:
92- Hz. Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: “Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: “İbrahim (aleyhisselâm) Kaddûm nâm-bazısı da şeddesiz olarak Kadûm demiştir- mevkide seksen yaşinda olduğu halde sünnet oldu." (K.S. 2150 C.7 S.531 Akçağ 1988 alıntıları, Buhari, İsti’zân 51, Enbiya 8; Müslim, Fedâil 151,(2370))

Yukarıda ki, metinde de her ne kadar, Kadûm nam mevkide İbrahim peygamber sünnet oldu falan diyorsa da, Metnin aslında, İbrahim peygamber seksen yaşinda keserle sünnet oldu şeklindedir. Kaddûm keser demektir, “bil Kaddûm“, keser ile manasınadır.

93- Useym İbnu Kesir İbni Küleyb an ebihi an ceddihi’nin anlattığına göre (ceddi Küleyb) Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm’a gelerek: “Müslüman oldum! der. Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm; “Üstünden küfür saçını at!"der ve tıraş olmasını söyler. Useym’in babası dedi ki: “Bana bir başka (sahabe)nin bildirdiğine göre Aleyhissalâtu vesselâm, beraberinde olan bir diğerine de; “Üzerindeki küfür tüyünü at ve sünnet ol!"buyurmuştu." (K.S. 3817 C.11 S.33 Akçağ 1991 alıntısı, Ebû Dâvud, Tahâret 131,(356) )

Bu uydurma rivayetleriyle de, Müslümanların sünnet olması gerektiğini rivayet ettiler. Rivayetlerine delil olarak ta peygambere isnat ettikleri hadiste. İbrahim peygamberin seksen yaşinda keserle sünnet olduğu rivayeti ile Müslüman olan bir kimsenin derhal sünnet olması gerektiği rivayetidir. İbrahim peygamber için söyledikleri alay etmekten başka bir şey değildir. Sünnet olayının yaygın bir şekilde uygulandığı toplumlarda dahi, bir kimseye baban seksen yaşinda balta veya keserle sünnet oldu deseler bunu hoş karşilamaz alay olarak kabul eder. Böyle bir iddiayı İbrahim peygambere yakıştırdılar. bununla da yetinmediler, kızlarında sünnet olması gerektiği yolunda iddia ve rivayetlerde bulundular. Ayrıca sünnetin kendilerince ne kadar iyi bir şey olduğu konusunda şu tür izahlarda bulundular:
94- Hz. Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: “Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: “Fıtrat beştir: Sünnet olmak, etek tıraşı olmak, bıyığı kesmek, tırnakları kesmek, koltuk altını yolmak." (K.S. 2147 C.7 S.523 Akçağ 1988 alıntısı, Buhâri, Libas 63, 64, İsti’zan 51; Müslim, Taharet 39,(257); Muvatta Sıfatu’n Nebiyy 3,(2,921); Tirmizi, Edeb 14,(2757), Ebû Dâvud, Tereccül 16, (4198); Nesai, Taharet 10,11,(1,14,15,))

Böylece sünnet olmayı fıtrattan saydılar.

Kızların sünneti için ise:

95- Ümmü Atiyye (radıyallahu anhâ) anlatıyor: “Bir kadın Medine de kızları sünnet ederdi. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) (kadını çağırarak) kendisine: "Derin kesme. Zira derin kesmemen kadın için daha çok haz vesilesidir, koca için daha makbuldür" diye talimat verdi." (Ebû Dâvud, Edeb 179, (5271)) Rezin rivayetinde Resûlullah şöyle buyurur: “Kızları sünnet ederken üstten kes, derin kesme, bu şekilde kesilmesi yüze daha çok parlaklık, kocaya daha çok haz verir." (K.S.2153 C.7 S.534 Akçağ 1988)

Ehli sünnetçe, Kelime-i Şehadet Ete olduğu gibi, Müslüman ile kâfiri birbirinden ayıran âlamet olarak kabul edilen sünnet ameliyesi, bazı Sünni önderlerce vacip ve hatta farz denecek kadar mühim bir emir kabûl edilmiştir. Şafiiler. “Bülüğ yaşına ermezden önce çocuğu sünnet etmek velisine vâciptir."derler. Bir kısım önderleri de, sünnet olmadıkça, mühtedinin Müslümanlığının noksan olacağına, sünnetsizin namazının câiz olmayacağına, kestiğinin yenilemeyeceğine, Kabe’yi tavaf edemeyeceğine hükmetmiştir. Hadiste bu hususta “İslama girince küfür tüyünü at, sonra sünnet ol" diye emreder iddiasındadırlar. Hülâsa bazı alim kabul ettikleri kimselere göre: “Hayatına mâl olacak dahi olsa."yaşlı kişinin bile sünnet olması gerektiği hükmünü verecek kadar bu meseleye ehemmiyet verilmiştir. Muhtar olan zamanda doğumun yedinci günüdür derler.

KIZLARIN SÜNNETİ: Kızlarında sünnetinden bahseden bir hadiste: “Hıtân, erkekler için sünnet, kadınlar için mekrüme (şeref verici)‘dır." denmektedir. Ebu Hanife, hadisin zahirine bakarak, sünnet erkekler için mendûb, Şafii ise her ikisi için de vacip hükmünü çıkarmıştır. Her hâl’u kârda sünnet mevzûunda kadınlarla ilgili olarak da farklı görüşler ileri sürülmüştür. Bir kısım kimseler, bu meyânda, Maşrık kadınları ile Mağrib kadınlarının fizyolojik bakımından farklı olduklarını kâbul ederek, Maşrık kadınlarındaki yaratılıştan gelen fazlalık sebebiyle sünnetle yükümlü olduklarına hükmetmişlerdir. Kızların sünnet edilmesi hakkında, Aliyyu’l Kâri şöyle der: “Kadının yüzünü taze kılar ve güzelliğini arttırır. Şehveti teskin eder, cimayı lezzetli ve câzip kılar, kocanın karısına karşı sevgisini arttırır."Ebû Dâvud’un da bu konuda söylediği rivayette: “Medine’de bir kadın(ki ismi ümmü Atiye’dir) kızları sünnet ediyordu, Peygamber ona. “Fazla derin kesme, böyle yapman hem kadın için ahzâ (en ziyâde haz ve lezzet vesilesi) hem de kocası için daha hoştur” der."ifadesinde bulunuyorlar.

Sünnet olayına o kadar ehemmiyet veriyorlar ki, onu Kelime’i Şehadet’le özleştirerek, Müslümanlı kafiri birbirinden ayırma ölçüsü âlameti olduğunu, hatta hayatına mal alacaksa dahi bir kimsenin sünnet olması gerektiği şeklinde ısrar etmeleri ve sünnetin çok iyi bir şey olduğu yolunda övgüler ileri sürmelerine asıl temel neden ise. İslam Dininde bu tür ameliyelerin şiddetle yasaklanmış olmasından dolayıdır. Zira bu tür ameliye, Allah’ın yarattığını değiştirme manasındadır. Allah’ın yarattığını değiştirenler ise Kuran’da şeytanın payı olarak nitelendirilmişlerdir. Bu konuda Kuran’dan mealen:
KONUYLA İLGİLİ OLARAK KURAN'DAN MEALEN :
- Allah, kendisine ortak koşulmasını bağışlamaz, bundan başka her şeyi dilediğine bağışlar. Allah’a ortak koşan da uzak bir sapıklığa düşmüştür. 4/116
- O (Allah’a ortak koşa)nlar, O’nu bırakıp birtakım dişilerden başkasına çağırmıyorlar ve onlar, inatçı şeytandan başkasına yalvarmıyorlar. 4/117
- (O şeytan)ki Allah ona lânet etti ve o da, “Elbette senin kullarından belirli bir pay alacağım."dedi." 4/118
- Onları mutlaka saptıracağım, mutlaka onları boş kuruntulara sokacağım ve onlara emredeceğim: hayvanların kulaklarını yaracaklar; onlara emredeceğim: Allah’ın yaratışını değiştirecekler!"Kim Allah’ın yerine şeytanı dost tutarsa, muhakkak ki açık bir ziyâna uğramıştır. 4/119
- (Şeytan) onlara söz verir, ümit verir, fakat şeytanın onlara va’di, aldatmadan başka bir şey değildir. 4/120
- İşte onların varacağı yer cehennemdir. Aslâ cehennemden kaçmak (imkânı) bulamazlar. 4/121

Görüldüğü gibi, bu konuda şeytanın kendisine, Allah’ın yarattıklarından pay alma tanımlaması; metodu, Allah’ın yarattığını değiştirme yolunda vereceği emirlerdir. Kim şeytanın bu emrini yerine getirirse şeytana pay olmuş olur. İsterse yaptığı değişiklik hayvanların kulaklarını yarma şeklinde olsun fark etmez. Allah, yaratılışı değiştirme olayı çerçevesinde hayvanların kulaklarının yarılmasına müsaade etmiyor. Nasıl olurda sünnet veya başka bir şekilde insanlar üzerinde değişiklik yapılmasına müsaade etmiş olsun. Yaratılışı değiştirme olayı, hiçbir ihtiyaç, hastalık gibi zaruretler olmadan, yaratılış üzerine yapılacak değişiklikleri kapsar. Zira, bir koyun kesilip yenile bilir bu yaratılışı değiştirme manasında değildir. Veya bir kimsenin çürümüş dişi çekile bilir; çürümüş böbreği alına bilir, bütün bunlar zaruret veya tedavi amaçlı ameliyelerdir. Saç sakal veya tırnağı kesmekte öyledir, yaratılışı değiştirme manasında değillerdir. Zira tırnağı kesmekle, parmağı kesmek arasında belli bir fark vardır, biri ihtiyaç içerikli ve geçici, diğeri sakatlayıcı ve kalıcıdır. Bu zamanda sağlıklı genler üzerinde meydana getirilen veya getirilmesine çalışılan değişiklikler yaratılışı değiştirme olayı kapsamına giren işlemlerdir. Ayrıca, nasıl ki bir kimse tipi değişsin diye hayvanların kulaklarını yararsa veya sağlıklı dişini çeker veya törpülerse, vücudunun her hangi bir yerinden sağlıklı bir organı daha güzel olur diye keser veya vücudunun her hangi bir yerinden bu bağlamda bir parça et veya deri keserse, kısırlaştırma veya hadım yaparsa, deriyi tahrip ederek dövme yaparsa, küpe için kulak delerek kulağın yapısını değiştirmek v.s. Gibi ameliyelerde bulunursa, bütün bu tür şeyler yaratılışa müdahale etmek suretiyle, Allah’ın yarattığını değiştirmedir. Bütün bunlar, Allah’a ortak koşmayla eş anlamlıdır. Bunları yapan şeytana pay olduğu gibi, asla cehennemden ebediyen kurtuluş imkanı bulamaz. Sünnet olmak yaratılışa müdahale etmenin onu değiştirmenin tipik bir örneğidir. Zira küçük, büyük, kadın, erkek, sağlıklı bir kimseden bu şekilde parça et koparmanın başka bir izahı yoktur.

Bu itibarla sünnet konusunda uydurmuş oldukları rivayetlerin aslı yoktur.
Fereç HÜDÜR
Fereç Hüdür

Detaylı arama yapmak için tıklayın

2010 © HaberCiniM - Güncel ve Objektif Haberin Doğru Adresi
Siirt Batman Mardin Diyarbakır Şanlıurfa Bitlis Hakkari Siirtliler batmanlılar mardinliler diyarbakırlılar Şanlıurfalılar Bitlisliler Hakkariler
Sitede yer alan yazı ve görsel içerikler kaynak gösterilmeden başka bir yerde yayınlanamaz.

YAZARLAR
SİYASET
GÜNCEL
SAĞLIK
EKONOMİ
EĞİTİM
DÜNYA
SPOR
YAŞAM
KÜLTÜR VE SANAT
BİLİM VE TEKNOLOJİ
SİİRT
DİYARBAKIR
BATMAN
MARDİN
ŞIRNAK
HAKKARİ
ŞANLIURFA
BİTLİS
ANASAYFA
SON DAKİKA
GÜNÜN HABERLERİ
GÜNÜN MANŞETLERİ
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
RÖPORTAJ
BİYOGRAFİ
ARŞİV ARAMA
FORUM
KÜNYE
YAYIN İLKELERİ
SİTENE EKLE
İLETİŞİM

Medya Merkezi
Link Bankası
Hava Durumu
Harita Servisi
Gazete Sayfaları
Kur'an-ı Kerim
Turkcell Süper Lig
Yol Durumu
e-Devlet


GrupTR
Demir Kulak
Kurtalan Gazetesi
Kurtalan Belediyesi
Siirt56
Siirt Manşet
Umut Gazetesi
Siirtte.Net
Realist Haber
BG Tek Eğitim
Şenyurt Belediyesi
Klas Haber Gazetesi
Güneydoğu Olay
Diyarbakır Olay
Siirt Kültür DER
Siirt WebTV
Tozlu Haber
Mardin Life
STATS
Site İstik
Web İstatistik